Elimizdeki malzemeler:
Bir adet şizofren genç.Kendisini seçilmiş zannediyor.Keramet gösterdiğine inanıyor.Kelimeleri tersten yazdığı bir defteri var.Dini duyguları çok güçlü."Nefis terbiyesi" denilen şeye çok kafayı takmış.Namazında niyazında.Arkadaş olduk,buralardan uzağa gidip tek başına bir konteyner içinde yaşama planları yapıyor.
Bir adet depresif, taşralı kadın.İki çocuk annesi.Çocukları da dahil kimseyi sevmiyor.Klinikteki odasına kendini kitledi, tuvaletteki aynayı kırıp bileklerini kesmeye kalkıştı.Bağırıp çağırıyor.Tecrit odasına atıyorlar.
Bir adet agresif dayı.Orman muhafaza memuru.Milliyetçiliği hastalık boyutuna varmış.Doğululardan nefret ettiğini söylüyor.Kürt teyzeye terlikli saldırısıyla meşhur.Fakat hedef şaştı ve terlik benim omzuma çarptı.Adeta omzum çıktı.Adamı iğneyle sakinleştirip tecrit odasına tıkıyorlar.
Bir adet yaşlı kürt teyze.Sürekli yakınıyor.Devamlı uyuyamadığından şikayetçi oysa horul horul uyuyor.Ağıt yakıyor, kürtçe türküler çığırıyor.Agresif dayının hedefi.Ondan çok korkuyor.
Bir adet sarışın ve kısa boylu kız.İşsiz.Kıpkırmızı ve sivilce dolu bir suratı var.Tavşanlara hayran ve bir tavşana benzemek istiyor.Bazen ağlıyor genellikle dolaşıyor.Resme yeteneği var.Benim portremi çizmeye çalışıyor.
Bir adet obsesif teyze.Tostoparlak ve sürekli kilo alıyor.Erkeklerden çok korkuyor.Geceleri odasını kitliyor.Erkeklerle konuşmaktan sürekli kaçınıyor.Beni kardeşi olarak belledi.Senden zarar gelmez diyor.
Bir adet şizofren dayı.İnşaat işçisi.Kafasındaki kemiklerin kırıldığını iddia ediyor.Sesler duyuyormuş.Her gün kemiklerin tek tek çekiçlerle düzeltildiğini ve böylece iyileştiğini söylüyor.Çok yiyor ve çok kokuyor.
Bir adet eski fransız filmlerinden fırlamış gibi duran genç kız.Kendi boğazını kesmeye kalkmış.Deli deli bakan renkli ve etkileyici gözleri var.Devamlı boğazlı kazak giyiyor, bazen yara izini açıp gösteriyor. Omzuma dokunuyor,ses etmiyorum.Seni eski arkadaşıma benzettim diyor.Odama kadar girip yatağıma oturuyor.Lütfen çık, hastabakıcılar kızar diyorum.Çıkıyor.
Bir adet çirkin dede.Bacaklarındaki ağrılardan sürekli yakınıyor.Tayt giyiyor.Bastonuyla dış kapıya gidip açmaya çalışıyor.Ve her seferinde şaşırıyor.Halbuki kapı hep kapalı.
Bir adet hamile kadın.Dev gibi bir adamla devasa bir aşk yaşıyor.Eşinden minik kuşum diye bahsediyor.Bebeği zarar görmesin diye ilaç kullanamıyor.Elektroşoka sokuyorlar periyodik olarak.Devamlı olarak unutuyor.Bana binlerce kez adımı soruyor,nerde oturduğumu soruyor,ne iş yaptığımı soruyor.Her nasılsa cevap vermekten bıkmıyorum.Arada elini kaldırıp çak! diyor.Gülümseyip çakıyorum.
Bir adet anoreksiya nervoza hastası kadın.Otuzbeş yaşında olmasına rağmen ondokuz gibi duruyor.Parmak çocuk.Bilekleri solgun çiçek sapları gibi.Serum ve mamayla besleniyor.Kısacık adımlarla çabuk çabuk yürüyor.Sürekli güleryüzlü.
Bir adet üniversite mezunu genç kız.Ayrıca iyi bir liseden mezun.Senin neyin var dediğimde neyim yok ki diyor, en iyisi hepsini saymayayım.Biraz kopuk,alkol ve sigara seviyor,erkeksi davranışları var. Kavgaya meyilli.Ağzı bozuk.Taburcu olduğu gün çok ağladı,odasına gidip teselli etmeye çalıştım,"bana bir iyilik yap ve silah bulup beni vur" dedi.Bu çok klişe ve komik geldi o an.Oysa onu teselli etmeye gitmiştim.
İlk gelenler genelde ağlar,bağırıp çağırır,kapıları çarpar,doktorlarla tartışırlar.Ben içeri girip salonda bir köşede oturuyorum,ağlayamıyorum.,diğer hastalar beni merakla süzüyor.Klinik şefi babacan ve şefkatli bir adam.Yanıma yaklaşıyor.
-Hoşgeldin.
-Hoşbulduk.
-Neden burdasın?
-Ölmek istedim.
-Ölümden sonra ne var biliyor musun?
-Bilmiyorum ama en azından bu durumumdan kurtulmuş olurum.
-Sonunu bilmediğin şeye kalkışma.Belli olmaz.
-Olur.
Yirmi gün boyunca ilaçlarla uyuşturuluyorum.Kafam bomboş.Kafatasım pırıl pırıl.Bolca ilaç ve kahve tüketiyorum.Diğer hastalarla konuşup,bolca gülüyorum.Hiç bir derdim yok.Dışarısı umrumda değil.Ailem ziyarete geliyor.Gelmesinler istiyorum.Her gün telefon ediyorlar.Etmesinler istiyorum.Başka arayan eden yok,acı gibi.
Yemekler berbat ama insan alışıyor.Kilo veriyorum.Belli aralıklarla kilomuzu ve bel çevremizi ölçüyorlar.Bende değerler sürekli düşüyor.Yenmeyen ekmekleri ve o berbat köfteleri toplayıp odamın penceresinin önüne koyuyorum.Kuşlar yesin diye.En çok da kuşlar gelsin de onları göreyim diye.
Sürekli bot giyiyorum.Ortam havasız ve ayaklarım kokuyor.Ayakkabının bağcıklarını almadıkları için kendi çapımda seviniyorum.Ya unuttular ya da görmezden geldiler.
Akşam olunca salonda oturup televizyon seyrediliyor.Herkes çocuk gibi, gülünç, ağızları açık seyrediyorlar.Dizi seviyorlar,klip seviyorlar. Çok saf halleri var. Kendi hallerindeler ve birazcık dertlerini unutmak istiyorlar. Ben seyretmiyorum,koridorda volta atıyorum,kendi kendime kelime oyunu oynuyorum,son derece saçma bir roman okuyorum,sigara odasına çıkıp alnımı soğuk korkuluklara dayıyorum.Dışardan gelen taze hava.Işıklar,sesler,uzakta kımıldayan insanlar.Aklımdan hiç birşey geçmiyor.Dışarda olmak gelmiyor içimden.Ben bir idiotum.
Yirmi gün sonra taburcu olacağım gün geliyor.Doktorlar toplanmış,beni dikkatle inceliyorlar.Bir doktorun gömleğinin göğüs tarafında ufak bir geyik resmi var.Kendimi tutamayıp "ne güzel bir gömlek!" diye bağırıyorum.
-Ne tür müzik dinlersin?
-Şundan bundan.
-Hangi hayvanları seversin?
-Geyik,karga,kedi.
-Kargaları hiç cinsel münasebet halindeyken göremezsin biliyor musun?
-Neden?
-Çünkü çok edepli hayvanlardır.
Gülüşüyoruz.Bu bilgi bana da komik ve enteresan geliyor.Peki bundan bana ne?
-İyi görünüyorsun.Seni artık taburcu edelim.Burası kendini gerçekleştirmeni engelliyor.
-İyiyim.Benim için farketmez.
-Çıkınca ne yapmayı düşünüyorsun? Bir planın var mı?
-Hayır plan yapmadım.
-Peki bugün taburcu ol bakalım.
Çıkıyorum.Çok yağmur yağıyor.Kendimi kuduz köpek gibi görüyorum.Yurtsuzlar nereye "ev" diyebilir ki?Eve gidiyorum.
"Biraz kopuk,alkol ve sigara seviyor,erkeksi davranışları var. Kavgaya meyilli.Ağzı bozuk.Taburcu olduğu gün çok ağladı."
YanıtlaSilBuna insanın dışavurumu diyoruz. Ne olduğunun, ne yaptığının, nasıl giyindiğinin ve dahası ne bildiğinin zerre kadar önemi yok. Hiç yok. Kahretsin! Tüm bu duygu yükünü bana geçirmiş şeylerden uzaklaştığımda anca kendimi iyi bulabilirim.
Eyvah! Kriz geliyor.