3 Nisan 2013 Çarşamba

yıldızlar bizim için ölmesin, değmez

Karbonlar savruldu, hidrojenler patladı, helyumlar sarardı. Ortamlar ısındı, ortamlar soğudu. Sırtlarında tek bir atom taşıyan sayısız melek ne yapacaklarını şaşırdı. Düzenden düzensizliğe aktı madde. Düzensizlik meleği sevindi, düzene hayran melekler yıkıldı. Evren işlemeye başlayınca düzensizlik meleğinin dediği oldu, bu sistemde buz denilen kütle erir oldu, entropi arttıkça arttı. Zaman, bir ucu sivri mızrak gibi ileriye fırlatıldı karanlık el tarafından. Herşey tükenişe başladı. İnsan türü ortaya çıkınca kendini dünyanın efendisi, dünyayı evrenin merkezi sandı. İlahi güç; "çalış, üret, verimli ol" emri verdi ona. Böylece yeryüzünün ırzına geçilmeye başlandı. İnsan bedeni de her madde gibi düzensizliğe doğru koştu, öldü, atomları başka maceralara atıldı, adı kaldı geriye, sonra o da yitip gitti. Çağlar boyunca bazı sevimli insanlar uğradı yeryüzüne, çoğunluk sevimsiz insanlardı. Yeryüzündeki tüm vahşete rağmen yıldızlar parladı sonra kendi içlerine çöktü, güneş ısıttıkça tükendi. Hala yukarıda yıldızlar doğup ölüyor, hazla parlıyorlar, insan bedeninin atomlarını yoğuruyorlar. Şimdi burada, bu çağda, yeryüzünde, ölümlü ben, ruh-i mücerred, son yıldızın son ışığından sonraki karanlığı düşünüyorum, bütün ufku doldurmaya yetecek kadar büyük güneşi bekliyorum.

1 yorum:

  1. Süpernovalar bizim için patlamasın! Bizi vareden patlamalar, bizi zengin kılan patlamalar. İnsanın açgözlülüğü işte. Yıldız kaydığında biri ölür derler üstelik. Yalan!

    YanıtlaSil